BİR TEPSİ BAKLAVA

Hastanemizden iki ay önce emekli olmuş Ambulans şöförü bir abimiz vardı ..

Şöför abi baklavayı çok severdi. Hep anlatır dururdu baklava sevdasını.

Öylebir anlatırdı ki iki dilim baklava yerken kesilenin , bir tepsi baklava yiyesi gelecek.

Şöför abi bir gün pastahaneye gitmiş.

Pastahaneciye;

- Ben baklava istiyorum
-Verelim abi kaç dilim olsun
-Ne dilimi , gönül isterki bir tepsi olsun ama bütçem yetmez.
-Mümkün değil yiyemessin
-Yersem bir porsiyon parası alırmısın

Pastacı şaşırdı. Biraz düşündü sonra da

-Tamam dedi şu tepsinin hepsini bitir bir porsiyon parası dahi almayacağım.
-Getir bakalım. Bir sürahide su ver oradan, başlayalım Bismillah ile

İkişer üçer dilimin yanında bir bardak su içerek müşterilerin ve pastacının şaşkın bakışları arasında koca bir tepsi baklavayı bitirmiş.

Pastacı'nın gözleri fal taşı gibi açılmış "Afiyet olsun " diyebilmiş.
Elhamdülillah demiş.Hayırlı işler deyip çıkmış.

Ertesi günlerde pusuya yatarmış pastanenin önünde . Beklediği yüksek model zengin işi lüks araba. Beklerken lüks bir araba yanaşmış. Arabadan inmiş pastaneye girmiş müşteri. Hemen arkasında Şöför abide girmiş.

Şöför abi pastaneciyi tanıdığı için göz kırpmış. Müşteri bir kilo baklava istemiş.

Şöför abide müşteriye dönererek.

-Benimde gönlüm isterdi ki bir tepsi yiyeyim ama bütcem yetmez mecburen bir porsiyon yiyeceğim.
-Mümkün değil yiyemessin.

Yiyemessin yerim derken iddialaşmışlar müşteriyle . Müşteri pastacıya dönerek
" bir tepsi baklava ver abiye bakalım yiyebilecek mi" demiş.

Bir sürahi suyla bir tepsi baklavayı müşterinin gözünün önünde bitirmiş.

Müşteri "gözlerimle görmesem inanmazdım" demiş.
Pastacıya dönerek "şurdan bir tepsi baklava parası al birde bir kilo yap evine götürsün abi"demiş.

Böyle bir kaç müşteri denk getirmiş. Göbek çıkınca vazgeçmiş baklava sevdasından. Göbeği eritmek için kendini dağa, bayıra , yürüyüş yapmaya adamış.

Erkenden emekli olupta ne yapacaksın dediklerinde dağlarda kekik,mantar ve dağ çayı toplarım demişti.

Şöför abiyi emekliliğinde iki ay sonra dağda bir dere kenarında baygın bulmuşlar.

Kendisinin emekli olduğu hastaneye getirdiler. Kalbi atmıyordu. İlk müdahalede düz çizgi gösteren monitor zikzak çizdi kalbi atmaya başladı. Kalp krizi tanısı kondu tam teşekküllü hastaneye sevkettiler. Sevkedilen hastane kalpte bir sorun olmadığını söyleyip geri gönderdi. Yoğun bakıma alındı.

Yoğun bakıma alınan hastaların üzerindeki elbiseler birinci derece yakınının yanında tamamen çıkartılır. Tutanak tutularak yakınına verilir.

Şöför abinin yanında da annesi varmış."Bacaklarındaki izleri görünce "yavrumu yılan sokmuş" deyip hıçkıra hıçkıra ağlamış.

Şöför abiyi dağda kekik toplarken bacağına yılan dolanıp sokmuş.Zehirlenmiş ve sürüne sürüne kendini gösterebileceği bir yere gelmiş.

Yılanların deri değiştirdiği, çiftleşip yumurtladıkları zamanlardı Binan abiyi baygın bulduklarında.

Yoğunbakımda bir ay yattıktan sonra vefat etti.Daha emekliliğini yaşayamadan geçen hafta toprağa verdik. Allah Rahmet eylesin

Ah Şöför abi ah. Nerde bir baklava görüp sorsam gözyaşı gibi ağdasını akıtır yetim kaldık derdi heralde.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar