BÜYÜK SÖZÜ
Bir musibet bin nasihatten iyi derler ya ben dünkü nöbetimde bunu yaşadım.
Üzerinde futbolcu ünformasıyla 25 yaşlarda bir genc gecenin saat 2 sinde toparlaya toparlaya röntgene geldi .
İsmini ve soyismini sorduktan sonra bilgisayarda sağ bacak filminin çekilmesi gerektiği yazıyordu . Şikayetini sorduğumda halı sahada top oynarken biriyle çarpışıp düştüğünü söyledi . Üniformasında da ismi ve soyismi yazılı olduğu için amatör oynuyordu tahminim .
Filmini çektikten sonra bacağının kırık olduğunu gördüm.Hasta meraklı bakışlarla bana "abi nolur bana kırık olmadığını söyle " dedi .
Anladım ki derdi büyüktü ve " neden " diye sordum .
"Abi on gün sonra düğünüm var düğünümde oynayabilmem için bu bacağa ihtiyacım var "
"Hayırlı bir derdin varmış ama hayırsız derdin başına musibet getirmiş . Üzgünüm ki filmde kırık gözüküyor .Hem öyle alçıyla iyileşebilecek bir kırıkta değil muhakkak ki sana ameliyat ve platin takılması gerektiğini söyleyecekler "
Ameliyat ve platin demek hastaneye yatışının yapılıp en az on veya onbeş gün süre demek daha sonrası da istirahat demek . Yani erik dalı oynayabileceği düğününe yetişmesi için mucize gerekiyor .
Gencin yüzünde pişmanlık ifadesi vardı ve içini dökmeye başladı " Babamın sözünü dinlemeliydim . Bana on gün sonra düğünün var . Halı sahaya gitme . Top oynarken başına bir hal gelecek demişti. "
" Üzülme vardır bu kazada da bir hayır . Belki düğününde oynayabilmen için erik dalı değilde senin ve sevdiklerin geleceği için dualı ve ilahili düğün daha hayırlıdır "
Söylediklerim karşısında biraz düşündü ofladı pufladı "Öyle olacağa benziyor " dedi .
Genç , arada bir süre sessizlikten sonra pişmanlığını belirten cümleler kurmaya devam etti .
"Babamın sözünü dinlemeyip kardeşimin sözünü dinlediğime mi yanayım , bacağımın kırıldığına mı yanayım "
Baba sözünün dinlemediğinin sancısını bacağında çekiyordu .Toparlaya toparlaya gitti . En azından dersini iyi almışa benziyordu .
Bir musibet bin nasihatten iyi derler ya ben dünkü nöbetimde bunu yaşadım.
Üzerinde futbolcu ünformasıyla 25 yaşlarda bir genc gecenin saat 2 sinde toparlaya toparlaya röntgene geldi .
İsmini ve soyismini sorduktan sonra bilgisayarda sağ bacak filminin çekilmesi gerektiği yazıyordu . Şikayetini sorduğumda halı sahada top oynarken biriyle çarpışıp düştüğünü söyledi . Üniformasında da ismi ve soyismi yazılı olduğu için amatör oynuyordu tahminim .
Filmini çektikten sonra bacağının kırık olduğunu gördüm.Hasta meraklı bakışlarla bana "abi nolur bana kırık olmadığını söyle " dedi .
Anladım ki derdi büyüktü ve " neden " diye sordum .
"Abi on gün sonra düğünüm var düğünümde oynayabilmem için bu bacağa ihtiyacım var "
"Hayırlı bir derdin varmış ama hayırsız derdin başına musibet getirmiş . Üzgünüm ki filmde kırık gözüküyor .Hem öyle alçıyla iyileşebilecek bir kırıkta değil muhakkak ki sana ameliyat ve platin takılması gerektiğini söyleyecekler "
Ameliyat ve platin demek hastaneye yatışının yapılıp en az on veya onbeş gün süre demek daha sonrası da istirahat demek . Yani erik dalı oynayabileceği düğününe yetişmesi için mucize gerekiyor .
Gencin yüzünde pişmanlık ifadesi vardı ve içini dökmeye başladı " Babamın sözünü dinlemeliydim . Bana on gün sonra düğünün var . Halı sahaya gitme . Top oynarken başına bir hal gelecek demişti. "
" Üzülme vardır bu kazada da bir hayır . Belki düğününde oynayabilmen için erik dalı değilde senin ve sevdiklerin geleceği için dualı ve ilahili düğün daha hayırlıdır "
Söylediklerim karşısında biraz düşündü ofladı pufladı "Öyle olacağa benziyor " dedi .
Genç , arada bir süre sessizlikten sonra pişmanlığını belirten cümleler kurmaya devam etti .
"Babamın sözünü dinlemeyip kardeşimin sözünü dinlediğime mi yanayım , bacağımın kırıldığına mı yanayım "
Baba sözünün dinlemediğinin sancısını bacağında çekiyordu .Toparlaya toparlaya gitti . En azından dersini iyi almışa benziyordu .
Yorumlar
Yorum Gönder