GURBET
 
   Zengin, fakirlik yaşamadıysa fakirin halinden anlamaz.Tok aç kalmadıysa açın halinden anlamaz.Sağlıklı kişi ,hasta olmadıysa hastanın halinden anlamaz.

    Ya memleketinde yaşayan biri gurbete çıkmadıysa gubetçinin halinden anlar mı?
Gurbeti ,gurbetçi bilir.Memleket kokusunu en iyi o koklar."Bülbülü altın kafese koymuşlar illede vatanım demiş."atasözünü ne güzel söylemiş atalarımız.
   Ne zaman memleketimden ayrılsam içimi bir hüzün kaplar Gölhisar Çavdır koop.un otobüsüsnün camından ovaya baktığımda  insanlar,koyunlar ,kuzular ve ağaçlar geride kalıyor.Gökyüzüne baktığımda bulutlar benimle geliyordu.Ağlarsada bulutlar ağlıyordu benimle birlikte.Bulutlar kararınca çatlayıp dökülen her yağmur tanesi benim göz yaşlarıma eşlik ediyordu.

    Urfadan Afyona tayinim çıktığında Afyonun göbeğinden göğe gökdelen gibi uzanan kalesine çıkmak için en yakın yere arabayla ilerlemekteydim.Zira kaleye çıkmak için 701 basamak merdiven çıkmak gerekiyordu.

   15 HD 910 plakalı arabamla kaleye en yakın noktaya parkettim.Karşıdan koşa koşa kim ve ne olduğunu merak etmediğim biri yanıma geldi.Genç orta yaşlarlarda bir adamdı."Hoşgeldin"dedi Sonra sarıldı bana .Sarıldıktan sonra meraklandırdı tabi beni.

    Büyük bir özlem ve hasret dolu sarılması bittikten sonra"hemşerim hoşgeldin.15 plakayı görünce bir heyecan bastı beni hemen geldim " dedi.
"Hoşbulduk"diyebildim sadece.

   Sonra uzun uzun konuştuk.Memleketi andık.Sonra kısmet olursa bir daha görüşmek üzere vedalaştık.Herkes kendi yoluna gitti.

    Hurafemi rivayetmi bilmiyorum kaleye çıkan biri en az 7 yıl Afyonun suyundan içer dediler .Bismillah dedik tırmanmaya başladık.Çıktım kaleye Afyona kuşbakışı bakarken tarih kokan mahalleleri ile modern dedikleri betonlaşmış mahalleler ayırt edilebiliyordu.

    İndik kaleden 7 yıl dediler 9 yıl suyunu içtik Afyonun.Bizim gurbetlik devam ediyordu.Afyonda Gölhisar Çavdır koop.' un otobüsünü görsem kalbim bir başka atıyordu.Hemen şöförün yanına gidiyordum.Genelde gezi yada düğün dernek için geliyorlardı.

     Yollarda 15 plaka görsem korna çalıyor, şöförü bir kusurmu işledim diye bana bön bön bakıyordu.Taaa ki plakamı okuyuncaya kadar.
Nerde bir Gölhisarlı ya da bir Burdur lu bir aile bulsak gidip gelmeler ,akşam gezmeleri oluyor akraba bağı gibi sımsıkı bağlanıyorduk birbirimize.
 
    Uzaktan Burdur,Denizli veya Antalya otgarına gelince Gölhisara gitmek için Gölturun arabalarına bindiğim zaman içindeki yolcular Gölhisarlıca konuşmaya başladığında memleketimin kokusunu teyy ciğerimin derinliklerinde hissediyordum.
 
     Ya yutdışındaki gurbetçilerimiz .Memleketine ya senede bir yada hiç gelemeyenler .Onların duyguları daha da katlanır.Suya hasret çatlamış toprak misali gibidir.Bayramlar bile ya denk gelir yada gelmez.Bir telefondur yakın eden yada kokulu mektuptur eskilerde.Yurtdışındaki gurtbetçinin albayraktır belki tek avuntusu.Yurt içindeki gurbetçilerin yine avuntuları çoktur.

     Mangozun Gölhisar kokulu yazılarını okurken bile duygulanmamak elde değil.Gölhisarda yaşayan başka anlar manâsını gurbette okuyan başka.Çünkü herkezin bakış açısı farklı.Biri gurbet hasretiyle okur diğeri özlem duygusu yoktur memleketine . Ama gurbettedir özledikleri .Bu grubu kurandan vesile olandan Allah razı olsun.

    Vatanın her yanı bir başka güzel amma illede doğup büyüdüğü topraklar gibisi olmuyor.Haa şunuda unutmadan yazalım.Bizim gurbetliğimiz hiç bitmez .Teyy kıyamete kadar.Ahiret değilmi asıl olan vatanımız.Yazımı Gurbet şarkısın ilk mısralarıyla kapatıyorum sağlıcakla kalın

Kime desem derdimi ben bulutlar bulutlar
Bizi dost bildiklerimiz vurdular vurdular
Bir de gurbet yarası var hepsinden derin
Söyleyin memleketten bir haber mi var?
Yoksa yarin gözyaşları mı bu yağmurlar?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar