Hoşgeldin Partisi

HOŞGELDİN PARTİSİ

Tayinim çıkan hastanenin Röntgen bölümüne vardım . Oradaki teknisyenle tanıştıktan sonra işe başladım.Bana yedi gün oryantasyondan (hastaneyle tanışma faslı ) geçeceğini daha sonra nöbetlere başlayabileceğimi söyledi.

Oryantasyon sürecinden geçerken röntgen odasına hastanenin saygıdeğer abilerinden bir sağlık memuru geldi.Saygıdeğer dediğim o bölgenin en büyük aşiretine mensupmuş . Benimle tokalaştı "hayırlı olsun " dedi . Oturup tanışma faslından sonra teknisyen arkadaşa dönüp sadece sol gözünü kırparak " diğer birimlerde de yeni arkadaşlar göreve başlamış . Hep beraber toplanıp bir gün hoşgeldin partisi verelim " dedi.

Teknisyen arkadaş gülümseyerek "tabi neden olmasın , süper fikir " dedi.

Aradan günler geçti . Oryantasyon süreci bitti . Hastane de nöbette ilk günümü geçiriyorum . Gündüz çalışırken yalnız değildim .Gecenin nasıl geçeciğini çok merak ediyordum ve merakla teknisyen abiye dönerek " geceleri sakin geçer mi ? " diye sordum .

Teknisyen biraz düşündü " Sen daha önce nöbet tutmadın mı hiç "
" Abi Alanyada tutuyordum ama orası ile burası bir değil ki"
"Alanya da sakin geçermiydi nöbet "
"Genelde trafik kazası geliyor en kötüsü"

Teknisyen abi biraz güldükten sonra "Burada trafik kazası en iyisi "dedi.
"Nasıl yani ?"
"Burada toprak davası, kan davası ,namus davası ve türlü türlü davalardan kavgalar , çatışmalar olur. Zamanla öğrenirsin. " dedi.

Ben dişlerimle dudaklarımı ısırdım ve derin düşüncelere daldım.

Teknisyen abi de " Bu kadar korkma bazı geceler hiç hasta gelmez " diye teselli veriyordu.

Saat 16 oldu teknisyen abi ceketini aldı "sana iyi nöbetler dilerim bir sıkıntın olursa beni ararsın" dedi ve çıktı.

Kaldım röntgen odasında yapayalnız .Gece onikiye kadar tek tük hastalar geldi .Onlarda kavgadan dolayı eli kolu kırılanlar .Gelenlerin çoğunda da belindeki silah gözümden kaçmadı . Bundan daha kötüsü olmaz diye düşünürken oturduğum çekyata uzandım.Birazda yorgunluktan uyuyakalmışım.

Gece hasta gelmeden acil servisten telefonla ararlar . Hasta gönderiyoruz bilginiz olsun diye . Hasta gelmeden üstümdeki uyku mahmurluğunu atmak için fırsat oluyordu . Telefon gelmeden aniden büyük bir gürültüyle kapı açıldı . Kapıya bakarken kapının üstündeki duvar saati 2 yi çeyrek geçiyordu . Ayağa kalktım üstümdeki uyku mahmurluğunu atmam için zaman yoktu.

Sedyeyle , yüzü ve bütün bedeni kanlı yeşil çarşafla örtülü hasta aldılar.Sedyenin bir ucunda , hastanenin kasabı dedikleri otopsi yapan sağlık memuru diğer ucunda da hizmetli arkadaş vardı.

Kasab ciddiyetini bozmadan "bu adam ölü otopsi yapıyorduk biraz kurşun çıkardık başka varmı diye kontrol edeceğiz "dedi .

Personel arkadaşta gayet sakin kasaba dönerek "abi biz radyasyon almayalım istersen dışarı çıkalım .Arkadaş çekimi yapınca bize haber versin " dedi ve dışarı çıktılar.

Kaldım ölüyle başbaşa . Uyku mahmurluğumdan olsa gerek ölüyü röntgen masasına niye almadınız diye sormayı unutmuşum .Tüm hazırlıklarımı yapayım arkadaşları dışardan röntgen masasına almak için çağırırım diye düşündüm . Daha önce de ölüyle başbaşa kaldığım için gayet soğukkanlılıkla çalışıyordum . Ben makineden vereceğim radyasyon dozunu ayarlıyordum . Karşımda yatan ölü birden sedyenin üzerinde uğultu sesi yavaş yavaş doğrulmasın mı ?

Ben korkudan nasıl dışarı çıktığımı hatırlamıyorum . Kalbim yerinden çıkacak gibiydi . Hatta röntgen kapısının kurpunu birkaç denememle arkama bakmadan zorla açabildiğimi hatırlayabiliyorum . Dışarı çıktığımda karşımda ki koridorun sonunda "hoşgeldin partisi " yapalım diyen sağlık memuru , kasab , sedyeyi getiren personel ve bütün nöbet ekibi sıralanmış kahkaha atıyorlardı . Arkamdan da kahkaha sesi yükseldi .Kafamı arka tarafa çevirdim . Korkuyla çıktığım röntgen kapısında elinde ki kanlı çarşafla hasta kayıttaki memur vardı . Sedyede ölü rolünde yatan oymuş.

Ben korkudan titreyen vücudumla bağırarak " Abi naptınız ya ödüm patladı ! " diyebiliyordum.

Sağlık memuru yanıma gelerek " Burda adettir yeni gelenlere hoşgeldin partisi yaparız " dedi.

Bir bardak soğuk su içtikten sonra acil servisteki odada benim için hazırladıkları soğuk içeceklerden ,baklavalardan ,çerezlerden saatlerce kendi yoğurdukları çiğ köftelerden yedik sabaha kadar .

Yedikçe benim korkudan kaskatı kesilen vücudum gevşiyordu .

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar