KÅĞIDIN ÖTESİNE YOLCULUK

   Dökülmüyör cümleler .Lål oldu dilim .Tutmuyor elim.Yazasım var ama yazamıyor kalemim.

   Kalemin mürekkebini kontrol ettim amma yazmıyordu her nedense.Çünkü onu tutan el hareket ettiremiyordu.Bir hareket ettirse karalama oluyor, bağlanmıyor cümleler, iki elimle acımadan buruşturup basket potası niyetine kullandığım çöp kutusunda buluyordu kağıdım.

   Ah o kâğıdın dili olsada konuşsa.Ben toprakta bir tohum idim sonra çamurun içinden bir güzellik olup filizlendim fidan oldum .Sonra mevsimler geçti .Yıllar biribirini kovaladı.Zamanın adı kaldı.Ağaç oldum .Birbirinden şifalı meyveler verdim.Lezzetler verdim.Belkide asırlık ağaçtım.Sonra ayırdılar beni yårimden kopardılar dallarımı ,gövdemi doğradılar acımadan.Sonra beni canavar makinelerin arasında liğme liğme doğradılar.Ezdikçe ezdiler .

    Neydiki suçum.İnsana soluması için oksijen vermekmi.Yoksa havada birbiriyle kucaklaşan bulutlara yardımcı olup ağlamalarına ortak olmakmı.Sonra yağan yağmurun yere düşüp gevşeyen toprağı tutmak mı.Ya da sıcak havalarda insanların gölgemde serinletmek mi.Ne kadar nankör ki bu insanoğlu beni acımadan kopardılar.Kopardıkları yetmemiş gibi birde ezdikçe ezdiler.
 
     Sonra beni kağıt yaptılar.Ha şimdi işler yine değişti.Rabbim beni Eşrefi mahlukata hizmetçi ,faydalı olasın diye yaratmış.İnsanlara kağıt ol ki yazsınlar, çizsinler, üzerimden okusunlar alim olsunlar, ilim-irfan yaysınlar , o zaman amenna.Ama sen yine nankörlük yaptın beni buruşturup çöpe attın.

     Çöpe atmaklada kalmadın beni. Cehenneme attın cayır cayır yandım orada.Havada uçuştu küllerim. Oysa geri döndürebilirdin aslında.Tekrar kağıt olabilirdim.Birinin günlüğünde sır olurdum belki.Bir çocuğun elinde elma kokulu masal kitabı olurdum.Ya da bir öğrencinin elinde ders kitabı.Belkide yıllarını vermiş bir öğrencinin elinde ösym 'nin sınav kitapçığı olurdum.Kader bizi nerede ,ne zaman , nasıl buluştururdu kim bilir.

    Binbir güzellikler olurdum.Belkide Kuranı Kerim olurdum.Anlayasınız diye meali olurdum.Hadis kitabı olurdum .Gül kokulu nübüvvet kitabı olurdum.Belkide islama hizmet eden alimin risalesi olurdum.
Adaleti yerine getirmek için yasa olup hukuk olurdum.Doktorlara rehber olmak için tıp olurdum.Belkide iki sevgiliyi birleştiren bir tapu olurdum.

    Birilerinin kirli emellerine alet olurdum bazen.Kimi zaman içki şişesinde bir etiket.Kimi zaman sigara olurdum içime tütün sararlardı.Bazende olmadı ya şükür. 15 temmuz darbe girişiminde ihanet edenlerin elinde kirli dosyalar olurdum.

    İnsanoğluda kâğıt misali işte. Buruşturup atıyor kendini bir köşeye.Salıveriyor ,iş olacağına varır diyor.Ne olacaktın sen belkide hastalara Allahtan vesile şifa dağıtan bir doktor,belkide mazlumların derdine hakim,islamiyete hizmet eden alim,vatanı ihanet şebekelerine karşı koruyan bir asker,okuyanları türlü deryalara götüren bir yazar ve daha binbir güzellikleri olan bir insan olacaktın.

    Çünkü sen Eşrefi Mahlukatsın.Yüce Allah seni kendi ruhundan üfledi bedenine.
Bir salisenin kıymetini altın madolyon kaybeden sporcu bilir,bir saniyenin kıymetini trafik kazası geçirip ölümden kurtulan bilir,bir dakikanın kıymetini otobüsü kaçıran bilir.

   Zaman çok kıymetli .Sanki bin sene yaşayacakmış gibi yaşıyoruz.Saatlerce izlediğimiz televizyonu kapatıp üstte asılı duran Kuranı Kerimi açmak gerekir.Zamanı unutturan oyunlar oynadığımız Bilgisayarı kapatıp kitap açmak gerekir.Dansöz kıvırtmak değil dışarda. Kalem oynatmak gerekir kitapta, defter üstünde.Kahvehanede okey taşı okşadığımız kadar evde çocukarımızı okşayıp zamanı sevgiyle onlarla değerlelendirsek bak o çocukta ne güzellikler olacak.

    Sonra nasıl uyanacak görürsünüz insanda uyuyuyan güzellikler.Çamurlu sandığınız içinizde ne filizlenmeler doğacak.Sonra filizlenenden birbirinden lezzetli rengarenk ne meyvalar dökülecek .

    Vatanımızı kılıçla ,kalkanla ,topla ,tüfekle alamayan düşmanlarımız dizilerle, filmlerle, bilgisayar oyunlarıyla ,kapitalizmin kurbanı oldukğumuz avm'lerde ve daha nice zamanımızı öldürecek bir takım şer odaklarıyla kanla yoğrulan topraklarımızı almaya çalışıyorlar.Bugün uyanma vaktidir.Gafletten uyanma vakti.

  İçimde kopan fırtınaları burada estirebiliyorum .Sizlere ders vermek değildir niyetim yoksa ne haddime.Hoca yada Alim değilim.Kurtlarımı döküyor rahatlıyorum.İyiki varsın mangoz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar