KESİNLİKLE OKUMAMALISINIZ

   Niye okumamalısınız diye yazdım biliyor musunuz?.Çünkü meraklanıp okuyacaksınızda ondan.Merak iyidir kıymetli dostlar adamı eğitir.Tabi iyi yönde kullanırsan.

    Hani çocuğunuz dışarda meraklanıp çamurdan binalar ,evler yapıp üstünü batırıyorsa aman kızmayın .Belki Mimar sinan olur.Topu çok oynayıp derslerini aksatıyorsa müdahale etmeyin .Belki Ronaldo olup Filistine 2.5 milyon dolar yardımda bulunur.Çok şarkı çağırıyorsa popçu olup belki Yusuf İslam olur milleti İslamiyeyete çağırır.Dövüşüyorsa sokaklarda bokscu olup belki Muhammed Ali olur.
   
    Muhammed Ali cebinde sigara kullanmadığı halde kibrit taşırmış.Neden diye sormuşlar "Namazımı aksatırsam bir tane kibrit alıyor elimi yakıyorum .Ufacık çöpün ateşi böyleyse kimbilir cehennem azabı nasıldır?demiş.
Yani demek istediğim çocuklarınızın içindeki güzellikleri uyutmayalım ya da öldürmeyelim.İlerde uyandırması zor olur.Hatta destek olmak lazım benim nacizane fikrim bu.
     
     Çok uzattım yine gelelim hikayeme .
Benim hikayelerin çoğunda karakterler ya ölüyorlar ya da kaza geçirip bir uzvu köreliyor.Dramatik olup ağlamaklı ifadeler konduruyorsunuz.
   
      Bu hikayemde biraz tebessüm edelim.Tebessüm edinki hayatınızın yükü biraz hafiflesin.
   
      Senenin birinde cep telefonu almak için telefoncuya girdim.Cam tezgahın içinde sıra sıra ,ekranı büyüklü küçüklü cep telefonları vardı.O an düşündüm fiyatını ekranı küçük olandan mı yada ucuzdan pahalıya mı diye sorsam diye.
     
      Telefoncu benim düşünmemi bekleyemedi tabi "nasıl bir telefon bakmıştınız" diye sordu.
Bende kararsız bir ifadeyle kaşlarımı kaldırdım"telefonları böyle sıra halinde görünce ne alacağımı şaşırdım....Dükkana girerken nasıl telefon alacağımı zihnimde kararlaştırmıştım....O zaman bir Allah biliyordu bir de ben.....Çeşit çeşit telefonları böyle görünce şimdi sadece Allah biliyor..."dedim.
     
      Telefoncu güldü tabi bana .İnsanın ağzında otuz iki diş olur ya onunkiler eksikti yani hatta bazılarıda siyah dolgulu, ta o derece güldü yani.
     
        Sonra sakinleşerek "abi ben sana ekranı küçük olanda fiyatlarını söyleyeyim.....şu 100 lira yanindaki 200 lira..."fiyatlarını sayarak 1000 liraya kadar çıktı.1000 lira o zamanki parayla şimdi 10000 liradır tahminim.Çünkü markası Iphone 'ydi.
     
       Geçenlerde facebookta doğan marka araç satılık. İlanda da "Iphone ile takas olur ...düşünün bence yazıyordu".Yani günümüzün en pahalı telefonu.
Iphonenin yanındada bir telefon daha vardı ekranı bütün telefonlardan daha büyükçeydi.Onu sordum"Buda 2000 liramı "dedim.
      Satıcı tebessüm ederek güldü ve telefonu eline alarak "abi bunun maharetleri çok ama fiyatı çok düşük "dedi.
     "Özellikleri ne bunun"dedim
     "Abi bu telefonda özellik sararsan yok yok ... bunda televizyon,radyo ,mp3 ,internet,msn...yani ne ararsan var" dedi.
    " Kaç para" dedim
    "Abi fiyatı ucuz sadece 90 lira"dedi.
     Ben şok oldum.
   
       Gözlerimi fal taşı gibi açmış şaşkın bir ifadeyle sordum"Aç bakayım telefonu görelim televizyonunu ,radyosunu çalıştır bakalım"
Telefoncu başladı şov yapmaya önce TRT yi açtı .Cam gibi gösteriyordu.Sonra radyoyu açtı Ankara havaları çalıyordu.Bir ses var telefonda.Sanki düğün evinde şarkıcı türkü çağırıyor.
       Bu telefon değilde televizyondu sanki. Koskocaman ekranıyla televizyona cep telefonu özelliği eklemişlerdi.
       Ben heyecanlanmaya başladım.Alacağıma karar verdim .Pazarlık bile yapmadan cebimden 100 lira uzattım.
     Paranın üstünüde almadım en afillisinden ekranı ,kaportası zarar görmesin diye bir güzel kaplattım.
     Bir kahvehaneye oturdum.Kurban bayramı yakındı.Amcalar birbirine sormaya başladı " ne kesiyonuz bu bayram" diye.Kimisi dana,kimisi kuzu keseceğim dedi.
     Bende heyecandan duramıyorum.Beleş bisiklet bulmuş çocuk gibi sevinip cep telefonunu kullanmaya başladım.Açtım telefonu ,çalıştırdım televizyonu düğün dernek filminin fragmanı vardı.Seside maaşallah kahvehaneyi inletiyordu.Fragmanda biri"ne kesiyonuz bu bayram "dedi.Diğeride "karı kız kesiyoz"demesin mi?
   
      Kahvehanede bizim kurban muhabbeti yapan amcalarda başladı kahkaha tufanı.Ben utandım kızardım çıktım tabi oradan.
Sakin bir yere oturdum Kedinin fare deliğine bakar gibi telefondan tv seyrederken babam aradı."Alo "dedim .Babamı sesini duyordum ama benim ses karşıya gitmiyordu."Alo...Aloooooo ......Alooo....!"diye şah damarım çatlayıncaya kadar bağırdım ama duymadı.
     
       Sonra kapattım, ben babamı aradım .Babam cevap verdi ama sesi bana gelmiyordu.Sinirlendim kabahati telefonda bulmayıp şebekede sorun var heralde dedim kendi kendime.
   
    Gün battı ,akşam oldu,yatsı ezanı okundu 27 kat sevap almak niyetine camiye gittim.Şiddetli hopörlörü olan telefonum namazda çalmasın diye sesini kıstım.Namaz kılındı,tesbihat yapıldı,dualar edildi.Elimiz yüzümüze sürdük .İmam başladı "Amenarrasulü....."diye Aşrı şerif okumaya .Huşu içinde dinlerken benim meret Ankara havasıyla camiyi inletiyordu.Telefonu cebimden çıkartmamla dahada bir arttı .Ben utancımdan kimseye bakamazken cemaatin bakışlarıyla benim üzerime kilitlendiğinden emindim.
   
    Telefonun ekranında çağrıyı reddet kısmına basıyorum kapanmıyordu.Tekrar tekrar sertçe bastım yine olmadı.İmam aşrı şerifi okurken ben ankara havasıyla dışarı çıkıyordum.En arkadaki cematinde sanki omuzları oynuyordu.
   
     Sinirlendim bataryasından ayırdım telefonu .Eve vardım bartaryasını tekrar taktım.Şarzı bitmişti .Şarja takınca ekrandaki bataryanın kılı bile kıpırdamıyordu.
Ertesi sabah telefoncuda aldım soluğu anlattım başıma gelenleri.Adam bir süre güldükten sonra pişkin pişkin cevap verdi."Abi bu telefonların garantisi yok "dedi.
   
     Çin malı, tv antenli telefonların ilk çıktığı zamanlar .Bende kurbanlarımdan biriyim işte.Ucuz etin yahnisi yavan olur hesabı.

M.F. Çakır
06.07.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar