ÖNCE İŞ GÜVENLİĞİ

     Nurettin ,sabah erkenden işe gitmek için çıktı evinden.Belirli bir işi yoktu bazen hamallık bazen inşaat işciliği,bazen markette çalışmışlığı bile vardı. Ama genellikle inşaat işciliğinde çalısiyordu.Evde bekleyen cocukları ve hanımı her akşam yolunu gözler dururdu.

     O gün sabah inşaate gitti .Üstündeki elbiseleri iş elbiseleriyle değiştirdi.iş elbisesi dediğim eski elbiselerden oluşan boya ve insaat lekeli elbiseleriydi.
O gün inşaate bir doktor ve birde resmi elbiseli lacivert takımlı ve beyaz gömleğinin üzerinde kırmızı kıravat vardı.Gözleri çok keskindi Nurettinin.Öyleki kırmızı kravatındaki iğnesindeki markayı bile okuyabiliyordu.Güneş gözlüğündeki rayban yazisinida okumadan geçmedi.

Kırmızı kravatlı adam işcilere selam vererek;
-Kolay gelsin .Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanıyım
-Hoşgeldiniz bende Nurettin işçiyim burda
-Merhaba Nurettin bey ,Bu arkadaşta doktor Sinan bey
-Hoşgeldiniz.
-Nurettin bey burda kaç kişi çalışiyosunuz
-Bazen 15 bazen 20 kişi oluyoruz yövmiye usulü çalıştığımız için belli olmuyor.
-Sigortanız yatiyormu
-Sürekli çalışanların yatıyor
-Patronunuz nerde
-o inşaat malzemesi için fabrikaya gittiydi.
-Nurettin bey çalışırken gözünüzde koruma amaçlı gözlük başınızda kask ve üzerinizde tulum olması gerekiyor.Yarın veya daha sonrada size eğitim vermemiz gerekiyor.
-Tamam patron gelince ona soylersiniz
-Patronunuz gelince bizi arasın bizim geleceğimizden haberi vardı
-Tamam söylerim

     Nurettin alnından akan teri elinin tersiyle silerken uzmanla doktorun arkalarını dönüp gitmelerine bakıyordu.lüks arabalarına binip korna çalmasıyla arkalarından toz bulutu bırakıp gittiler.

    Aradan onbeş dakika geçti patron geldi inşaate.luks cipinden indi ve Nurettine seslendi

-Nurettin ,birazdan bir kamyon çimento 2 varilde kireç gelecek onları indirin . ben yazıhaneye geçiyorum
-tamam patron .Şeyyy patron sen gelmden biraz önce iş sağlığı uzmanıyla doktor geldi .Seni sordu.Bilgin olsun.
-tamam ben ilgenilirim onlarla siz isinize bakın

      Nurettin ,koltuk arasında küreğini tutarken iki eline tükürdü ve birbirine sürttü.Elini tükrüğüyle ovmasa avuç içleri küreğin sapında kabarip akşamına su topluyordu.Sonra küreğiyle toprağın arasına çukur yapıp su doldururdu biraz çimentodan birazda kireçten karıştırdi ve karmaya başladı.Çalışırken patronun sesiyle irkildi.
-Nurettin, arkadaşlara söyle yarın iş sağlığı ve güvenliği eğitimi var bakanlığın emriymiş. Ben de yarın giyeceğiniz güvenlik için elbise kask ,gözlük ve eldiven falan almaya gideceğim haberin olsun
-tamam patron

     O gün güneşin verdiği sıcağında etkisiyle cok yoruldu Nurettin.Akşam eve dönerken her zamanki ekmeğini ve çocuklarına sürpriz yaptıği çikolatalı gofretlerden aldı.Akşam evine vardı.Hal hatır ve yemek faslından sonra yorulduğundan erken yattı Nurettin.

     Sabah erken çıktığı evinden 2 km lik inşaate çoluk çocuğumun rızkı olsun diyerekten yaya gitti işine.

     İnşaate vardığında uzmanla doktor İşcileri yazıhanede toplamış eğitim için hazırlanıyordu.Nurettin de boş bulduğu bir yere oturdu ve uzmanı dinlemeye başladı.

-Şimdi arkadaşlar size bugün hayati önem taşıyan bilgiler vereceğim sizde bunları işlerinizde uygulayacaksınız.Mesala kaskınızı giyeceksiniz ki başınızi bir yere vurduğunuzda veya başınıza sert bir cisim geldiğinde sizi korusun.Gözlüğünüzü takınacaksınız ki insaat tozu veya sıva sıçraması gözünüzü koruyacak.Eldiveninizi ve tulumunuzu giyeceksiniz ki kimyasal madde içeren insaat malzemelerinden teniniz korunsun.

     Eğitim iki saate yakın sürdü.Doktorda kazalarda yapılacak ilkyardımdan uygulamalı olarak gösterdi.Daha sonra işçiler tulumları ,gözlükleri ,eldivenleri ve kaskları giydiler işlerinin başına geçtiler.
Aradan bir saat geçtikten sonra kimisi sıcak diye tulumu çıkardı ,kimisi alışkın olmadığından eldivenini çıkardı.Kimiside kaskını .

     Nurettinde zaten sıcak olan havadan birde bu güvenlik elbiseleride eklenince iyice bunalmaya başladı.Duvara sıva yaparken duvara çarpan sıva sıçrıyor gözlüğüne geliyor ve görmesine engel oluyordu.Her seferinde gözlüğünü çıkarıp silmek zorunda kalıyor.Zaman geçtikçe hem zoruna gidiyor hemde yaptığı işten verim alamadığını düşünüyordu.

    Sadece 2 iş günü dayanabildi Nurettin .Denetleme olacağını bilmesine rağmen çıkardı güvenlik elbiselerini.Üzerindeki yükü atıp hafiflediğini bissederek rahat rahat çalışacağını düşünürken üst kattan gelen bir sesle yukarıya baktı;

-Nurettin!!! kireç kovasını asansöre koy ben alırım
-tamam koydum geliyor gelince durdururum asansörü alırsın

      Nurettin bir eli asansörün kumanda düğmesinde gözleri fal taşı gibi açılmış üçüncü kata giden asansöre bakıyordu.Kata vardığında asansörü durdurdu ve kireç kovasını almasını bekledi.Arkadaşı kireç kovasını alıyordu ki sakarlığı tuttu kireç kovası elinden kaydı ve asansöre çarptıktan sonra dökülen kireçle birlikte kova aşağıya düştü.

        Arkadaşının kovayı düşürdüğünü gören Nurettin kovadan başını korudu ama yere düşen kovadan sıçrayan kireçten gözünü koruyamadı.Sağ gözünü kireç yanmasında açamadı.Doktorların tüm müdahalesine rağmen sağ gözü görmüyordu ve ömür boyü görmeyecekti.

        Gözlüğünü işimden verim alamıyorum diye ,görmeme engel oluyor diye sürekli duvardan sıçrayan sıvayı silip durmasından bıkan Nurettinin sağ gözü artık õmür boyu görmüyor.

       Hanımın dayısı Nurettin dayımdan bahsediyorum şimdilerde ehliyetimi nasıl yenileyeceğim diye düşünüp duruyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar