TENEKE KEBAP

Tayinler dolayısıyla gurbette gezdim durdum yıllarca . Burdur Gölhisarlıyım dediğimde anlatır dururlardı bana ;

-Sizin oraların yaylaları çok meşhurmuş . Hele o yaylaların karpuz çatlatan suları bir kere içtin mi tadına doyum olmazmış . O yaylalarda mantar toplayanlar , dağ çayı , kekik toplayanlar varmış . Ardıç kokusu mis gibi ciğerinin teyy derinliklerinde hissediyormuşsun . Çayırlıklarında top koşturanlar , araba sürmesi öğrenenler varmış . Kışın kazdıkları çukurlarda kar saklayıp yazın pazara indirenler karlı pekmez satarlarmış . O yaylalarda otlayan koyunların yanık kokulu yoğurdu tası ters çevirince yere düşmeyen cinstenmiş . Kuzuyu yerinden alıp kebap yapıp yiyormuşsunuz . Teneke kebabını da duymayan yok .Tenekeden bozma semaver sobada tavşan kanı , is kokulu çay demleyenleri de duyuyoruz .

Yüksek ardıçlarından ipi sallayıp salıngaç yapıyormuşsunuz . Binince biri salıngaca bağladığı iple uzaktan uçuruyormuş seni göklere . Hani o luna parktaki gondol halt işlemiş yanında . Bir salladılar mı , senin kalbin yerinden çıkacak gibi oluyormuş .

O yaylalarda bir ardıç gölgesini telle çeviriyormussun . O yere ister çadır kur ister baraka . Orası senin daimi yerin oluyormuş . O barakada yazın misafirini , hısmını ağırlıyormuşsun . Yazın püfür püfür serinliyormuş millet .

Özellikle gıcırdasın diye ardıçtan yapılma çıngırak varmış . Bizim buralarda tahtarevan derler .Ona karşılıklı iki kişi bindin mi ağzın yırtılırmış heyecanla dolu korkudan .

Dağda tavşanı vurdun mu ya da bahçede gezen tavuğu kesip pişirdin mi mısır ununu kavurup arab aşı yaparlarmış .Şenlik yaparmış cümbür cemeat .

Gelip reklam yapan televizyon kanalı hiç kalmamış . Sizin o yaylalar çok meşhur çoook . Eee bizi ne zaman davet edeceksin Faruk beyyy diye anlatır dururlar bana . Bende ağzım açık dinler dururum gurbette . Bende eksikliklerimi memlekette değilde gurbette öğrendim yaylalarımızın güzelliklerini .

Gönül isterki herkesi davet edebileyim , gönül kırmayayım .Giderken bu dünyadan bir hoş seda bırakabileyim .

Gel gör ki bu ülkede bu şartlarda gönül kırmak çok kolay .Maddi anlamda tabi . Gönül ister ki her misafirime kuzu çevireyim .

Bir gün dışardan gelen misafirlerime en azından mütevazi bir teneke kebabı yapayım da misafirlerimin gönlünü hoş edeyim dedim .

Ben kendim teneke kebabı yapması bilmiyorum ki . En akıllı insan bilmediğini bilendir demiş Sokrat . Sıvadım kolları . Babama " Baba benim önümüzdeki hafta misafirlerim gelecek şu teneke kebabını öğrenmem lazım . İki tavuk alalımda teneke kebap yapalım öğrenip haftaya arkadaşlarıma yapayım "
dedim.

Çarşıdan iki tavuk aldık .Nolur nolmaz birini tenekede acemiliğimizden kömür yaparsak birini parçalara bölüp mangal yaparız diye düşündük . İlk defa olacağı için işimizi sağlama alalım dedik . Babamın deposunda gübre çuvallarının arasından da bir tane boş teneke buldum .

Soğan ,patates , patlıcan ,biber de aldık .Hani tenekeninin dipi boş kalmasın koyalım diye . Birine sormadık haa . İntenetten videolardan izliyoruz tarifini .

Böğürdeliğe vardık . Kuru odun ,çalı çırpı topladık .Bir tanede marketten aldığımız ölü tavuğu ardıç dalından bozma çatala sabitledik . Tavuğu da baharatla karışık salçadan yaptığımız sosla bocalamıştık . Üstünede tenekeyi kapattık . Etrafına verdiğimiz odunları yaktık . Dakikalar dakikaları kovaladı saatine vardı . Biz bu arada diğer tavuğu da telde mangal yaptık . Hani acemiliğimiz tutup aç kalmayalım diye . Oldu olmadı tartışırken kızgın tenekeyi bir odun parçasıyla kaldırdım .

Bir baktık ki nar gibi kızarmış . Ben babama "baba siz mangalı yiyin ben bunu tek başıma bitiririm " dedim . Kaşlarını yukarı yukarı kaldırdı . Emek verdi tabi vermessem olmazdı .

Tepsinin üstüne koyduk .Eti  kemiğinden kolayca ayrılmasından iyi pişmişe benziyordu . Ben dayanamadım bir lokma aldım çiğnedim .Ağzımdan burnuma acımsı garip ilaç kokusu geldi .Suratımın ifadesinden babam ilişkilenince hemen o da bir lokma aldı çiğnedi onunda suratı ekşi yemişe döndü .

" Oğlum bu tavuğun tadı zehir gibi len "

"Baba doğal tabi bu market tavuğuna şişsin diye ilaç zerkediyorlarmış geçen haberlerde izledim "

"Saçmalama oğlum her zaman ki yediğimiz tavuk bunlar . Bunda başka bir iş var"

Babam kalktı ocağın başındaki tenekenin yanına gitti .Bana bakarak ;

"Sen nerden buldun bu tenekeyi "

"sizin depodan gübre çuvallarının arasında boş görünce aldım geldim "

"İyi halt etmissin .Neden dikkat etmediysem . Zirai donatımın ilaç tenekesiymiş bu "

Merakımdan tenekenin yanına gittim içine bakınca sapsarı olmuştu .Dışına baktım ateşten kara is olmayan yerlerine bakınca okuyabildiğim kadarıyla "Dikkat zehirlidir " yazıyordu . İlk defa teneke kebap yapacağımın heyecanından olsa gerek tenekenin dışını okumayı ihmal etmiştim .

Tek başıma yiyeceğim tavuk mındar oldu .Her zaman ki klasik mangala talip olduk tabi . Dibindeki közlenmiş biberi , patatesi , soğanları yemeyide kimse cesaret edemedi .

Sonuçta misafirlerime rezil olmayacak kadar teneke kababını öğrenmiş oldum. Hem de tenekenin cinsinin de önemli olduğuna dikkat edip benim için önemli bir tecrube  oldu .

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar